Assign modules on offcanvas module position to make them visible in the sidebar.

turkish  english

sp11

Süs Bitkileri Üreticileri Alt Birliği (SÜSBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Dündar ve Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Yönetim Kurulu Başkanı Savaş Akcan, Sakarya’da 16 Eylül 2020 tarihinde başlayan ve 19 Eylül’e kadar sürecek 3. Peyzaj ve Süs Bitkiciliği Festivali kapsamında organize edilen ‘’Pandemi Sürecinde Bitkisel Üretim ve Süs Bitkileri Sektörü’’ konulu panele katıldı.

 

📌‘’Milli Duruş Sergileyelim’’

Süs Bitkileri Üreticileri Alt Birliği (SÜSBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Dündar ise, SÜSBİR’in temel hedefinin kaliteli üretimi ve ihracatı artırmak, ithalatı azaltmak olduğunu kaydetti.

📌Millet bahçeleri ve kamu alanlarında yerli bitkilerin kullanılması gerektiğini, millet bahçeleri için ithalat yapılan ülkelerin Türkiye’den yaptıkları alımların arttığını, bunun da Türkiye’de daha kaliteli üretim yapıldığının ispatı olduğunu ifade eden SÜSBİR Başkanı Ahmet Dündar, süs bitkileri sektörünün 2019 yılında 80 milyon dolar, 2020 yılının ilk 8 ayında pandemi sürecine rağmen 45 milyon dolar ihracat yaptığını, sektörün geleceğinin ihracatta olduğunu söyledi.

📌‘’Daha Kaliteli Üretmeliyiz’’

📌Türk üreticisinin de kaliteyi yükseltmek için daha çok çalışması gerektiğini vurgulayan Dündar, ‘’ Bugün hangi bitkiyi ithal ediyorsak, o bitkinin daha kalitelisini üretmek zorundayız. Süs bitkileri üreticiliği çok zor bir iştir. İthal etmek kolaydır. Ama biz soru başarmak için uğraşıyoruz ve gün geçtikçe de mesafe alıyoruz. Ancak üretimi teşvik etmek için devletin daha çok ve daha etkin destekleme araçları geliştirmesi gerekiyor.’’ dedi.

📌Pandemi sürecini değerlendiren Dündar, bölge bölge, ürün ürün iç tüketim ve ihracatta yaşanan sıkıntılara değinerek, 15 Nisan’dan sonra ise balkon ve bahçe bitkilerine talebin artmaya başladığını ancak artan talebin işletmelere kâr olarak yansımadığını ifade etti.
Süs bitkileri tüketiminin lüks bir tüketim olmadığını yıllardan beri vurguladıklarını hatırlatan Dündar, pandemi sürecinin bu savlarını haklı çıkardığını anlattı.

📌‘’Tüketici devlet değil, millet olmalı’’ diyen Dündar, vatandaşların gıdadan sonra süs bitkilerine ihtiyaçları olduğunu hissetmesini memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti.

📌SÜSBİR Başkanı Ahmet Dündar, sorulara ise özetle şöyle yanıt verdi;

📌‘’Geçmişte çiçek üretimi azdı ve fiyatları yüksekti. Ancak şimdi üretim o kadar ileri noktada ki; artık fiyat sorunu yok. Meyve fidanlarında da, süs bitkilerinde de bu böyledir. Marketler devreye girdikçe, rekabet arttıkça ürünlerimiz tüketiciyle daha uygun fiyatlarla buluşuyor. Ancak belirtmeliyim ki; çiçeklerin marketlerde bekleme koşulları çok uygun değil. Tüketicilerimiz seralardan ve fidanlıklardan alım yapmalı.

📌Süs bitkileri sektörünün geleceği uzmanlaşmaya, endüstrileşmeye bağlıdır. Bir kişi her bitkiyi üretmemeli. Uzmanlaşma olmalı. Bizden ileride olan ülkelerde de durum böyledir.’’

📌Dündar, teknik personel yetersizliği ve istihdam konusunda gelen bir soruya ise; ‘’ SÜSBİR olarak, üzerinde en çok durduğumuz konulardan biri budur. Fidanlıklar yeni mezun arkadaşlardan mucize beklememeli, mezunlar ise sektöre çok çabuk adapte olmak için yoğun gayret göstermeli. Bu iş çalışarak öğreniliyor. Şu andaki işletmeler 30 yıl önceki işletmeler değil, genç arkadaşlarımız bu işin eğitimine yönelsinler.’’ dedi.

📌SÜSBİR Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Dündar, Sakarya 3. Peyzaj ve Süs Bitkiciliği Festivali’nin açılışında da birer konuşma yaptı.

📌Dündar, ‘’Pandemi sürecinde ürünlerini çöpe atan tek sektör süs bitkileri sektörüdür. Sektörümüzün %75’ini oluşturan dış mekân, ağaç ve çalı grubu ürünleri üreten üreticilerimiz zor durumda. Biliyorsunuz ihracat kapıları kapandı. İç pazarda ise belediyelerin alımları durma nokrasına geldi.

📌KDV’nin yüksekliği sektörümüzde büyük bir sorundu. Tarımda %18 KDV ile çalışan tek sektör süs bitkileri sektörüydü. Yıllardır kapı kapı dolaştık bu sorunu çözmek için. Nihayet 31 Temmuz 2020’de Cumhurbaşkanı Kararı ile KDV %8’e indi. Cumhurbaşkanımıza, Maliye Bakanlığına ve emeği geçen tüm yetkililere teşekkür ediyorum.

📌Ayrıca Tarım Sigortaları Sistemi’nde (TARSİM) süs bitkilerinin adı yoktu. Süs bitkilerini TARSİM kapsamına aldırmayı başardık.
Önümüzde bekleyen üç acil konu var; yatırım yapmak isteyen ancak uygun arazi bulamayan üreticilerimiz var. Bu noktada Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli’nin verdiği sözü hatırlatmak istiyorum. Orman alanlarından ve orman fidanlıklarından uygun olan araziler süs bitkileri üretimine açılacaktı. Şu an TBMM’de bu konuda yasa değişikliği bekliyor. Biz de sektör olarak bu yasalaşmasını bekliyoruz.

📌Diğer bir konumuz millet bahçeleri projelerinde ithal bitkilerin yer almasının yanlışlığıdır. Yerli ve milli bir proje olan, adında millet olan bahçelerde yerli bitkiler kullanılmalı. Biz bu konuyu Sayın Cumhurbaşkanımıza da ilettik.

📌Kamu ihaleleriyle ilgili de bir sorunumuz var. Açık ihale yerine, doğrudan yerli üreticiden ve ürünü görerek alım yapılmalı. Açık ihaleleri üreticilerimiz değil, aracılar kazanıyor. Kalitesiz ürünlerle iş yapılıyor. Bu sorunlar başta olmak üzere tüm konuların gündeme geleceği Süs Bitkileri Platformu kurulmalı. SÜSBİR olarak bu konuya öncülük etmek istiyoruz.’’ dedi.
***
📌Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Yönetim Kurulu Başkanı Savaş Akcan sözlerine TÜRKTOB’u kısaca tanıtarak başladı.
Koronavirüs pandemisi sürecinde bitkisel üretimi değerlendiren TÜRKTOB Başkanı Savaş Akcan, mart ayından itibaren bitkisel üretimin aksamaması için alınacak tüm önlemlerin hayata geçmesi için yoğun bir çaba gösterdiklerini söyledi.

📌‘’Üretimin Devamlılığı İçin Çiftçimiz Teşvik Edilmeli’’
TÜRKTOB Başkanı Savaş Akcan, ‘’ Bu ülkedeki toprakların tarımsal üretim için kullanılmasını sağlamak hepimizin görevi ve borcudur. Arazinin tapusu sizin olabilir. Ama bu size, o toprağı boş bırakma hakkını vermez. 100 metrekare toprağımız bile olsa burada tarımsal üretim yapmak vatan borcudur. Pandemi sürecinde tarımsal üretimin devamlılığı için İçişleri Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından gerekli önlemler alındı. Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Tarım ve Orman Bakanı ‘Siz üretin, biz ürününüzü tarlada bırakmayacağız. Zarar etmeyeceksiniz’ şeklinde üreticimize mesajlar verdiler. Bu mesaj etkili oldu. Bitkisel üretim miktarı 2019 yılına göre arttı. Hiç birimiz marketlerde, manavlarda, pazarlarda ürün yokluğu yaşamadık. Türk çiftçisi bütün gayreti ile üzerine düşeni fazlasıyla yaptı.’’ dedi.

📌Türkiye’nin diğer ülkelere karşı da bir sorumluluğu olduğunu pandeminin ilk günlerinde ifade ettiğini hatırlatan Savaş Akcan, ‘’Bu söylemim de doğru çıktı. İhracat amaçlı üretimde de artışlar yaşandı. Örneğin; geçtiğimiz yıl patates ve soğanı ithal ediyorduk. Şimdi ihraç etmeye başladık. ‘’dedi.

📌Çiftçinin yaşadığı ekonomik sorunlara rağmen yeni üretim dönemi için de motive edilmesi gerektiğini vurgulayan Akcan, bitkisel üretimin temeli olarak tanımladığı tohumculuk sektörü içinse özetle şöyle konuştu;

📌‘’ Tohumculuk sektörümüz kıtlık çekmeyecek düzeyde ülkemizin temel tüm tür ve çeşitlerde tohum ihtiyacını karşılar kapasitedir. 80 çeşit domatesimiz olmayabilir ama domatesimiz her zaman yeterli miktarda raflarda olur.‘’

📌Akcan’dan Yanlış İddialara Tek Tek Yanıt
İsrail’den ithal edilen tohumlar konusunda değinen Akcan, ‘’ Türkiye tohumculukta hiçbir ülkeye bağımlı değildir. Bir ülkeyi emperyalist güçlerin uşaklığına itmenin birinci yolu, o ülkenin milli üretim değerlerine saldırmaktır. Bu ülkede 1,5 milyar dolarlık tohumluk üretim değeri var. 2019 yılında İsrail’den aldığımız tohumun değeri ise 12 milyon dolar. Üretim pazarımızın sadece binde 8’i. ‘İsrail’e bağımlıyız’ söylemlerinin doğru olmadığını bu veri net olarak ortaya koymuyor mu? Yine İsrail’den buğday tohumu ithal ettiğimiz söyleniyor. İsrail’de buğday üretimi yoktur.

📌Tohumda 2019 yılında 177 milyon dolar ithalatımız var ama 155 milyon dolar da ihracatımız var. Gerçek budur. Bunun dışında ‘Bağımlıyız, GDO’luyuz, sağlıksızız, kromozom sayısı değiştirildi’ gibi yalan-yanlış söylemler tüketicinin güvenini sarsmaktan ve üreticinin moralini bozmaktan başka bir işe yaramıyor. Bu söylemlerin hiçbirinin bilimsel dayanağı yoktur. Varsa göstersinler. Bu açıklamalar milli üretime büyük zarar veriyor. Benim çiftçim üretmezse ne yapacağız? İthal edeceğiz. Neden yalanlarla algı oluşturup, yabancı çiftçilerin ekmeğine yağ sürüyoruz. İşte emperyalizm budur. ‘’ ifadelerini kullandı.

📌Türkiye’de üretilen yabancı çeşitlerin daha kaliteli yerli versiyonlarını da ürettiklerini, ancak yerli firmaların sermaye yetersizliği nedeniyle yabancı firmalar kadar reklam ve pazarlama yapamadıklarını kaydeden Akcan, Türk çiftçisine ‘Yerli tohum kullanın’ çağrısı yaptı.

📌TÜRKTOB Başkanı Savaş Akcan, sorular üzerine ise özetle şöyle konuştu;

📌‘’Ata tohumları çok değerlidir. Ancak üretim açısından baktığınızda ekonomik değeri düşüktür. Bir dekar araziden geleneksel tohumla 3 ton, işlenmiş tohumla 18 ton alırsınız. Bu maliyetleri etkiler. Ata tohumlarını bitki ıslahçılarımız alır, doğal yöntemlerle melezler, yeni, verimli ve kaliteli tohumlar ortaya çıkarır. Bu tohumlarla üretilen ürünler kesinlikle sağlık riski taşımaz, kanser ile ilgisi yoktur. Biz bu ürünleri iç tüketime de sunuyoruz, ihraç da ediyoruz. Biz kendi vatandaşımızın sağlığını bozacak, Türk ekonomisini baltalayacak kadar vatan haini miyiz? Aklın, mantığın, bilimin dışında konuşanlara itibar etmeyiniz. Ata tohumlarını kendi bahçenizde tabii ki kullanabilirsiniz. Örneğin; ata domates tohumu, mısır tohumu, patates tohumu deniyor. Bu üç ürün, 1850-1870 arasında girmiş Osmanlı Devleti’ne… Şimdi ata tohumu mu bu? Biz ata tohumu dediğinizde buğdayı ve baklagilleri anlamalıyız.’’

***

📌Diğer panelist Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey idi. Katılımcılara 2020 yılında çıkan orman yangınları ile ilgili bilgiler veren Karacabey, yanan orman alanlarının imara açılmadığını kaydetti. Karacabey, vatandaşların fidan taleplerinin karşılandığını, fidancılık yapmak isteyen yetiştiricilere yer ve destek verdiklerini ve yeni ağaçlandırma projelerini anlattı, meyveli ağaç dikimine önem verdiklerini söyledi.
***
📌TÜRKTOB Yönetim Kurulu Başkanı Savaş Akcan ve SÜSBİR Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Dündar diğer protokol üyeleri ile birlikte katılımcıları ziyaret etti.

sapanca2

sapanca3